2 Oda 1 Balon

İstifa ettim! “Afrika’ya gittim dönücem.”

Okumaya başlamadan önce “2oda1balon kimdir” sorusuna cevap için ilk yazıya gözatabilirsiniz: Tık!

—Şubat 2017—

İstifa ettim! İnsanlık için küçük benim için büyük bir adımdı. Son 2 yılı oldukça zorlayıcı ve stresli geçen 7 yıllık kurumsal çalışma hayatından sonra, hayatımın bir dönüm noktasıydı.

Y kuşağı diye tabir edilen, sık iş değiştirmesi ve sıklıkla tatminsizlik yaşaması ile nam salmış yaşıtlarımın aksine üniversiteden mezun olduğumdan beri aynı şirkette, ülkenin en bilinen şirketlerinden birinde İnsan Kaynakları bölümünde çalışıyordum. Dile kolay 7 yıl boyunca, kimi zaman çokca yorulduğum, kimi zamansa yorgunluk nedir bilmediğim, zaman zaman üzüldüğüm, zaman zaman sevinçten havalara uçtuğum, bazı günler koşarak gittiğim, bazı günler ise koşarak çıktığım, iyisiyle kötüsüyle binlerce anıyla beni büyüten, bugünlere getiren dünyamdı. İnsan Kaynakları Uzmanıyım ya, işim gereği o güne dek binlerce istifa mektubu almıştım; ama hayatımda ilk defa ben istifa mektubu yazacaktım. Meğer terzi kendi söküğünü dikerken heyecanlanıyormuş. Dikemez demeleri eli ayağına dolaşmasındanmış 🙂

İstifa etmeye karar verdiğimde karnıma ağrılar sokan şey bunu yöneticime nasıl söyleyeceğimdi. 3 ay önce “ben kariyerimde yenilik istiyorum” diye sızlanmam sonucu aynı şirket içinde farklı bir ekibe transfer olmuş, tam da işlere yeni yeni adapte olmaya başlamıştım. Beynimin bir köşesinde her zaman bir gün uzak ülkelerde yaşama fikri olsa da,  işler ciddiye bindiğinde meğer en zor kısmı ayrılık oluyormuş. Eşimle başka bir ülkeye, hem de öyle böyle değil, insanların renklerinin, mevsimlerin dahi değiştiği, 10bin km uzaklıktaki bir ülkeye bir süreliğine yerleşeceğimizi önce kendimize, sonra ailelere (bu kısım biraz anne gözyaşı içeriyor, hiç bahsetmeyeyim), daha sonra yakın arkadaşlara anlatıp (gülmeli, sarılmalı, en keyifli kısım) herkesi ikna ettikten sonra en son yöneticime söyleme aşamasına geldiğimiz gece heyecandan gözüme uyku girmedi. Tüm gece boyunca içimden defalarca farklı duygu ve tepki kombinasyonlarında istifa ettim. “Ben sana daha 3 ay önce sormuştum ayrılmayı düşünüyor musun diye, kariyerin, hedeflerin? Sana güvenmiştim” derse cevabım hazırdı. Farklı topraklarda, farklı insanlarla olmaktan ölesiye zevk alan, her bulduğu fırsatta beklentilerin aksine çeyizine değil uçak biletlerine, otobüs biletlerine, benzine yatırım yapmış biri için harika bir fırsattı 1 yıl Güney Afrika’da yaşamak. Sebeplerim çoktu, bir bir anlatacaktım.

Sabah bir kere de yakın arkadaşlarla soru cevap alıştırması yaptıktan sonra gelebilecek her türlü ters tepkiye kendimi ve cümlelerimi hazırlamış şekilde yöneticimle görüşeceğim odaya girdim. Masaya karşılıklı oturduk. Ellerim fazlaydı, nereye koyuluyordu bu eller? Tüm cümleyi tek seferde söylemeye yetecek kadar derin bir nefes alıp Issız Adamın “Ada ben ayrılmak istiyorum” repliğindeki hışımla “Ben ayrılmak istiyorum” deyiverdim.

Aynı sahnenin sarmasız olanını düşün

Yöneticim tüm tatlılığıyla sebebini sorup öğrendikten sonra “senin adına çok sevindim!” dedi büyük bir coşkuyla.  “Nasıl ya?? Bu kadar mı? Kız bağır çağır ama bana böyle tepki verme” diye masanın üstüne…. Çıkmadım tabi ki 🙂 Beni hazırlıksız olduğum yerden vurmuştu, buna cevap hazırlamamıştım.

Üzerimden büyük bir yük kalkmıştı; Kadıköy meydanda her daim horon tepen amcalar şimdi içimde coşkuyla zıplıyorlardı (Bilmeyenler için Kadıköy’de yağmur çamur demeden zıplayan, horona gönül vermiş kardeşlerim, kardeşlerimiz: Tık!). Yeni bir hayata giden yoldaki bir büyük adımı daha atmıştım. Dahası, kurumsal hayata ara verme megola ideası tüm beyaz yakalı tribiyle resmen gerçek olmuştu. Peki 1 yıl sonra döndüğümde arkamda bıraktığım kariyer beni bekliyor olacak mıydı? Tüm bildiklerimi unutur muydum? Hazıra dağ dayanır mıydı? Boş kalıp sıkılacak ya da hayatımın en güzel günlerini mi yaşayacaktım? Sonunu düşünen kahraman olmazdı da düşünmeyen olur muydu? Nihayetinde bu bir rüyaya dalmaydı; yaşayıp görecektim.

Birkaç hafta sonra veda turlarını ve ayrılışla ilgili resmi işlemleri bitirip dönüp son kez masama baktığımda hüzün mutlulukla dans ediyordu, müziğin sesini yükselttim.

Geliyorum Afrika!

Bir sonraki yazı “Güney Afrika’ya taşınıyoruz” için Tık!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir